|
Mavi Yolculuk aslında tamamlanmamış bir öyküdür.. Öykümüzün baş kahramanı
Cevat Şakir !! ... Bu öyküye başlamadan evvel kendisinin ilginç hayat hikayesini kısaca okuyalım. Abdülhamit dönemi devlet adamlarından Şakir Paşanın oğludur.1886'da Girit'te doğar.
Çocukluğunun bir bölümünü babasının büyükelçi olarak bulunduğu Atina'da daha sonra İstanbul'da Büyükada Mahalle Mektebi ile Robert Kolejde okumuştur (1904)
Üniversiteyi İngiltere Oxford Üniversitesi'nde "Yeni Çağlar Tarihi" okumuştur (1904). Daha sonra yurda döndükten sonra çeşitli dergilerde tercüme, karikatür, öykü ve çeşitli yazılar yazmıştır.
Yazmış olduğu yazıların tamamında doğayı-yeşili- temizliği, maviyi-denizi- berraklığı, insanları-balıkçıları-saflığı konu almıştır.
Ufacık teknesi " Yatağan " ile koy koy Gökova'yı dolaşmış, gördüğü doğa güzelliklerini, tarihi zenginlikleri, denizin berraklığını çevresine anlatmaya başlar.
Halikarnas Balıkçısından kısa açıklamalar :
" Bodrum doğusunda Gökova Körfezi 45 deniz mili içerlere doğru uzanır. Orası Nis'ine, Monte Karlo'suna, Dalmaçya kıyılarına taş çıkartır. Her ufak koyu Mersin ve başka kokulu ağaçlarla çevrili erimiş bir zümrüt parçasıdır. Denizlerinde uçan balıklar uçar. Dağlarında her biri 18 bin portakal veren portakal ağaçları yükselir. Dünyanın hiçbir yerinde rastlanmayan Buhur ( Liquid Amber Styraxiflua ) ormanları buradadır. "
" 1100 metreden denize tepe takla inen uçurumlar mı istersiniz, irili ufaklı ada kümeleri mi istersiniz, altın renkli plajlar mı istersiniz ? Ne isterseniz vardır burada. "
Kuşadası'ndan güneye seyir edilirken özellikle Samos Adası ile Samsun dağları arasındaki rüzgarlar ve dalgalar yüzünden katılımcıların çoğunu deniz tuttuğu için bundan sonraki Mavi Yolculuğun Bodrum'dan yapılmasını kararlaştırıyorlar.
1950'li yıllarda Bodrum'dan çıkan bu geziler daha çok Gökova Körfezine yapıldı. Bu körfezin rüzgardan ve dalgalardan daha korunaklı olması, bitki örtüsünün yeşile bol ve gür olması, yüksek dağlarla çevrilmiş olması ve Sedir Adasının kumu yani söylenceye göre Mısır kraliçesi Kleopatra'nın bu adayı çok sevmesinden dolayı Romalı Mark Antonius Mısır'dan gemiler dolusu özel Mısır kumunu buraya getirtmiş ve boşaltmış.
1960'lı yıllarda Sabahattin Eyüboğlu önderliğinde " Hürriyet " isimli tekne ile mavi yolculuk serüveni devam etmiş.
Yapılan tüm mavi yolculukların hedefi eğlenceden çok, Ege kıyılarını ve kıyılardaki ilkçağ uygarlıklarını tanıtmak, doğadan kopan insanı doğaya geri döndürmek, doğayla yeniden buluşturmak idi. Ayrıca doğanın sunmuş olduğu cömert coğrafyaya bu kıyıların yüzyıllar içinde yoğurduğu tarihsel ve kültürsel hazineleri birlikte özümsemekti.
|